vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   saç bakım   jartiyer takımı  
vibratör   sex shop   sex shop   sex shop    sex shop   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   saç bakım   jartiyer takımı  

ÇOCUKLUĞUMUZDAKİ ESKİ BAYRAMLAR

Bizim çocukluğumuzda bayram demek neşeydi, sevinçti, mutluluktu bir başka haz verirdi biz çocuklara çocukluğumuzdaki eski bayramlar.
Bu haber 2017-08-31 23:02:02 eklenmiş ve 491 kez görüntülenmiştir.

Bizim çocukluğumuzda bayram demek neşeydi, sevinçti, mutluluktu bir başka haz verirdi biz çocuklara çocukluğumuzdaki eski bayramlar.
Bir iki hafta öncesinden başlanırdı temizlik yapmaya perdeler, kilimler giysiler yıkanırdı, evler boya badana edilirdi. Bayram Külünçesi mutlaka her evde yapılırdı yağlı şekerli baharatlı nar gibi kızarmış Külünçeler. Viranşehir’de bundan 50-60 yıl önce sadece iki üç fırın vardı meydandaki Hac Hamid’in fırını. Eski Urfa caddesinde Haç Hamid’in damadı Abdullah Çakın’ın fırını. Birde Ahmet Efendinin(iğneci Ahmet Üçyıldız) kardeşi Haç Mercan’ın Ceylanpınar caddesindeki fırını, bu üç fırın haftalarca gündüzü geceye katarak sabahlara dek evlerden teştlerle, leğenlerle eşek hamallarıyla taşınan beyaz bezlere sarılı nakışlanmış mis gibi baharat kokan Külünçeleri pişirirlerdi. Bu fırınlarda pişen Külünçeler yine eşek hamallarıyla evlere taşınırdı. 
Kurbanlıklar günler öncesinden alınır havlularda bağlanırdı, bağlanan kurbanlıklarla biz çocuklar ilgilenirdik yemini, suyunu biz çocuklar verirdik kurbanlıların. Kurbanlar kasaplar tarafından ücret karşılığı kesildiği gibi kendi kurbanını kendi kesen evler daha çoğunluktaydı. Kurban derileri Türk Hava Kurumuna bağışlanırdı, şimdiki gibi cemaatlere, sağ ve dinci partilerin birer arka bahçesi gibi çalışan sözde hayır kurumu derneklere verilmezdi çünkü yasaktı Türk Hava Kurumu dışında deri bağışı hiçbir kuruma yapılmazdı. Şimdi bu kurban derileri dinci cemaatlerin, sözde hayır özde siyasilerin rant kapısına dönmüştür. 
Kesilen kurban etleri öncelikle üç paya ayrılır 1- pay yoksullara,1-pay fakir akraba ve komşulara dağıtılırdı 1-payda hane halkına ayrılırdı. Hane halkına kalan etlerde kavurma yapılırdı, buzdolabı olmadığından bekletilmezdi etler. Oysa şimdi kesilen kurban bir iki yakın akraba veya komşuya verildikten sonra kalan etler buzdolaplarına doldurulup uzun müddet kendi et ihtiyaçlarını giderirler. Kurban kesenlerin çoğulluğu böyle yapıyor kimseye dağıtmıyor desem abartmış olmam inanınki.
Birde tebrik kartları vardı bizim zamanımızda uzaktaki eş, dost yakın akrabaların bayramlarını kutlama tebrik kartları. Siyah beyaz şehir manzaraları ve artist fotoğrafları, kariyer sahibi kişiler baskılı beyaz kartlar basarlardı matbaalarda “ Bayramınızı en içten dileklerle kutlar nice mutlu bayramlar dilerim” diye yazar altına da adını Soyadını ve upuzun unvanını yazardılar. Daha sonraları renkli şehir kartpostalları çıktı piyasaya her şeyde olduğu gibi tebrik kartpostallarında da üncülüğü Viranşehir Gazetesi sahibi başyazarı foto muhabiri rahmetli Eyüp Seyrek yaptı. Üç adet Viranşehir manzarasını diğer büyük şehir kartpostallarının arasına ekledi. Biri eski hal pazarı daha hal pazarı olmadan önce daha doğrusu Hamidiye kışlasının yıkık kabındaki tavanından gölbaşı camisinin minaresini gösteren manzara bir diğeri de Belediye parkında Belediye Başkanlarından Hasan Taylan’ın yaptırdığı süs havuzu manzarası üçüncüsü de dört yolda trafik kulübesinin önünden Ceylanpınar caddesinden şehrin görünümüydü. Halen o kartlar dışında Viranşehir’in bir başka kartpostalı yapılmamıştır. Evet, tebrik kartları haftalar önceden yazılır postaya vermek için üzün kuyruklar oluşurdu postanenin önünde. 
Bizim için en heyecanlı gün arife günü ve bayram akşamıydı, alış veriş ekseriyetle arife günü yapılırdı İbrahim Polat’tan, Hasan Akyürek’ten boşanmış kolonya şişeleri doldurulur, bayram şekeri kahve, kına ve biz çocuklar için yeni çoraplar alınırdı. Bayram akşamı; Terzi Hayri Gözen, Sami Kutlu ve Kemal Yeğen ‘den diktirilen elbiselerimizi, Sait Açıkgöz ile Ahmet Acar’dan alınan rugan ayakkabılarımızı uyurken yastığımızın yanına koyar öyle uyurduk. 
Bayram sabahı babam bayram namazından gelir gelmez el öpme faslı başlardı önce babamızın annemizin ellerini öperdik bize demir bakır kuruşluklardan harçlık verirlerdi. Bayram sabahı kahvaltı yapılmazdı annemizin bayram akşamından hazırladığı yöresel bayram yemekleri yenirdi bayram sabahı. Yemek faslından sonra baba, abi, dayı amca ve yakın akrabalardan el öperek aldığımız bayram harçlıklarımızı harcamak için ayşarkta kurulan bayram yerine giderdik salıncaklar, dolaplar bisikletçi memı den kiraladığımız bisikletlere biner Urfalı Çimen amcadan çiçibiçi, şekerci Urfalı Şığodan da Şam şekeri alırdık. 
Çocuklukta yaşadığımız eski bayramlarda aldığımız hazzı bu günkü bayramlardan almayışımız çocukluğumuza duyduğumuz özlemden olsa gerek. Yine de her şeye rağmen eski bayramlar ve eski gelenekler güzeldi bu günkünden. İsmini andığım tüm esnaflara Allahtan rahmet dilerken tüm Viranşehir halkına da barış içinde özgür mutlu bayramlar geçirmesini dilerim.

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Park mı ? Alt Yapı mı ? Hangisi Gerekli
Park Çalışması
Alt Yapı Çalışması
Her ikisi
VİRANŞEHİR GAZETESİ
© Copyright 2013 VİRANŞEHİR GAZETESİ. Tüm hakları saklıdır. Bu site Viransehir Gazetesi Viransehir alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
VİRANŞEHİR GAZETESİ